<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yeşiller Partisi İzmir</title>
	<atom:link href="http://www.yesillerizmir.org/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yesillerizmir.org</link>
	<description>İzmir Yeşillerinin İnternet Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 23 Sep 2010 14:12:10 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>3. köprüye karşı iki bin İzmirli</title>
		<link>http://www.yesillerizmir.org/?p=369</link>
		<comments>http://www.yesillerizmir.org/?p=369#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Sep 2010 20:01:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Efe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kapak]]></category>
		<category><![CDATA[3. köprü]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yesillerizmir.org/?p=369</guid>
		<description><![CDATA[3. köprü projesini durdurmak ve 2 milyon ağacı kurtarmak için 2 Ekim&#8217;de, 20.00′da, ellerimizde mumlarla, Alsancak İskelesi yanında sahilde, şarkılarla, şenlikle 1 saat bekleyeceğiz.
Bekleyeceğiz ki Ankara&#8217;dakiler İstanbul&#8217;un sahipsiz olmadığını anlasın, bu gereksiz katliam projesi dursun.
Kurtarabiliriz
Orman  Bakanlığı için hazırlanan resmî bir rapora göre 3. köprü projesi  kapsamında İstanbul&#8217;da kesilen ve kesilecek toplam ağaç sayısı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-370" title="2milyon" src="http://www.yesillerizmir.org/wp-content/uploads/2010/09/2milyon-300x297.jpg" alt="2milyon" width="300" height="297" />3. köprü projesini durdurmak ve 2 milyon ağacı kurtarmak için <strong>2 Ekim&#8217;de, 20.00′da</strong>, ellerimizde mumlarla, <strong>Alsancak İskelesi yanında sahilde</strong>, şarkılarla, şenlikle 1 saat bekleyeceğiz.</p>
<p>Bekleyeceğiz ki Ankara&#8217;dakiler İstanbul&#8217;un sahipsiz olmadığını anlasın, bu gereksiz katliam projesi dursun.</p>
<p><strong>Kurtarabiliriz</strong></p>
<p>Orman  Bakanlığı için hazırlanan resmî bir rapora göre 3. köprü projesi  kapsamında İstanbul&#8217;da kesilen ve kesilecek toplam ağaç sayısı 2,5  milyonun üzerinde. Kesilmeyi bekleyen ağaç sayısı 1,6 milyon. Yok olacak  toplam ormanlık alan 16 milyon metrekare.</p>
<p>Bu bir katliam. Bu bir cinayet.</p>
<p>Hiç  kimsenin istemediği, mimarların, mühendislerin, şehir  planlamacılarının, ulaşım uzmanlarının ve diğer bilim insanlarının  &#8220;hiçbir şey için çözüm değil&#8221; dediği, trafiği azaltmayacağı, bilakis  artıracağı istatistiklerle kanıtlanan 3. köprü projesi için katledilmeyi  bekleyen milyonlarca ağaç.</p>
<p>Kökleriyle Toprak Ana&#8217;ya bağlı  olmasalar kaçıp gidecekler. Ağızları olsa çığlık atıp yardım  isteyecekler. Elleri olsa onları kesmeye gelenleri engelleyecekler… Ama  bunların hiçbiri yok.</p>
<p>Öylece sonlarını bekliyorlar.</p>
<p>İstanbul&#8217;un 2 milyon ağacına ancak biz yardım edebiliriz. Onları katliamdan biz koruyabiliriz.</p>
<p>İstanbul&#8217;un 2 milyon ağacını KURTARABİLİRİZ!</p>
<ul>
<li>Eylemin Facebook sayfası için <a href="http://www.facebook.com/event.php?eid=143745312334722">tıklayın</a>.</li>
<li><a href="http://www.2milyonistanbullu.com/">www.2milyonistanbullu.com</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yesillerizmir.org/?feed=rss2&amp;p=369</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeşiller Partisi Sizi Çağırıyor!!</title>
		<link>http://www.yesillerizmir.org/?p=354</link>
		<comments>http://www.yesillerizmir.org/?p=354#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 00:38:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yesillerizmir.org/?p=354</guid>
		<description><![CDATA[Seni de aramızda görmek isteriz. Dünyayı değiştirmek için, hayatı değiştirebilmek için ve en önemlisi Yaşamın Sürmesi için. Temel ilkelerimiz etrafında rengârenk bir dünya için sana ihtiyacımız var.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Evet, biz Yeşiller’iz… Ve evet, Türkiye’de de Yeşiller var!<img class="alignleft size-medium wp-image-355" title="yesiller" src="http://www.yesillerizmir.org/wp-content/uploads/2009/12/5371_118110552074_738652074_2403533_4792978_n-300x200.jpg" alt="5371_118110552074_738652074_2403533_4792978_n" width="300" height="200" /></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yıllardır Türkiye’nin her yerinde süren çevre mücadelesinin, yıllardır Dünya’nın her ülkesinde süren mücadelelerin Türkiye’deki temsilcileriyiz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Başka Bir Dünya Mümkün!</strong> arayışına kendi içimizde başlamış bir partiyiz. Lidersiz, karar almada tabana dayanan, kimsenin kimseye emir veremediği ama herkesin herkese NEDEN? diyebildiği, 40 yaşında birinin hem yaş ortalamasını ve hem de her üyemiz gibi niteliğimizi yükselttiği bir partiyiz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Başka Bir Dünya Mümkün!</strong> derken henüz <strong>Başka Bir Gezegen İse Mümkün Değil!</strong> cümlesinin ağırlığını da hissederiz. Kapitalizmin, neo-liberalizmin geleceğimizi tüketerek bize sunduğu Dünya ve yaşam tahayyülüne karşıyız.</p>
<p style="text-align: justify;">Kalkınma, gelişme, sanayileşme adıyla bize sunulan ilerleme fikrine de karşıyız. <strong>Nükleer</strong>in silahına da santraline de, teknolojiye karşı bu sorgulanamaz boyun eğişe de karşıyız. Yaşam, daha çok tüketmekle değil; <strong>doğaya uyumlu</strong> olmakla yaşam olacaktır. Ederlerin değil, değerlerin dünyasıdır bize yakışan.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Erkek egemen toplum</strong>u, <strong>şiddet</strong>i, bizi hapseden <strong>sınırlar</strong>ı, çeşitliliğin güzelliği yerine tek tipli dünyanın renksizliğini reddediyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunlar mücadele ettiğimiz ve <strong>kendi içimizden</strong> başlayarak Dünya’dan silmek istediklerimiz&#8230; Bir de Yeşiller var, Yeşiller Partisi var, biz varız.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Dans edemediğim devrim benim devrimim değildir!</strong> diyen Emma Goldman’ın sözleriyle kendimizi anlatabiliriz. Doğaya uyum, <strong>adil paylaşım</strong>, <strong>çeşitliliğin korunması</strong> temel ilkemizdendir. Sadece ayak izimizi bırakmak isteriz doğaya ve sadece karıncaları selamlamak için eğiliriz hayatta! <strong>Sürdürülebilir</strong> bir yaşam için paylaşımcı, dayanışmacı ekolojik bir yaşamı kurmaya çalışırken, tüm karar ve uygulama organlarında da paylaşımı <strong>doğrudan demokrasi</strong>yi kendimize olmazsa olmaz koşul olarak alırız. Herkesin bir arada olup, konuşup, tartışıp almadığı bir karar, tepeden inme bir karar <strong>özgür yaşam</strong> isteğimize uymaz. <strong>Küresel mücadele</strong> bir ayağımızın bastığı temeldir. Meksika Ormanlarından, kapitalizmin Çin’de ezdiği işçiye; Afrika’da neo-liberalizmin aç bıraktığı çocuktan, sömürünün sömürüsü ile karşı karşıya kalan Dünya kadınlarına; nefret suçları ile karşı karşıya kalan LGBTT’lilerden, yaşamı paylaşamadığımız engellilere… Her türlü hak ihlali canımızı acıtır, mücadelemize konu olur. <strong>Yerellik</strong> diğer ayağımızdır. Dünyayı değiştirmek, yaşamımızı, komşumuzu, şehrimizi değiştirmeden, dönüştürmeden olmaz çünkü. Yaşam değişecekse ayağımızın bastığı yerden değişmeye başlayacak. Dünyayı değiştirmek için merkezleri ele geçirmeyi bekleyemeyiz.</p>
<p style="text-align: justify;">Yeşiller’iz, Yeşil’iz dedik fakat Yeşil tek rengimiz değil. Ana rengimiz. Yeşil-Mor’uz, Yeşil-Siyah’ız, Yeşil-Kızıl’ız&#8230; Gökkuşağı bayrağı ile Yeşiller’iz&#8230; Her renk ile zenginleşiriz. Her farklılık bizi ileri götürür.</p>
<p style="text-align: justify;">Seni de aramızda görmek isteriz. Dünyayı değiştirmek için, hayatı değiştirebilmek için ve en önemlisi <strong>Yaşamın Sürmesi</strong> için. Temel ilkelerimiz etrafında rengârenk bir dünya için <strong>sana</strong> ihtiyacımız var.</p>
<p style="text-align: justify;">Yeşiller Partisi, 30 Haziran 2008’den itibaren politik yaşamda yer almaktadır.</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Yeşiller Partisi, sürdürülebilir yaşam için, ekolojik, paylaşımcı ve çoğulcu bir toplumun kurulması yolunda mücadele eden ve bu amaca ulaşmak için politik sorumluluk üstlenen; şiddet karşıtı, demokratik bir siyasi partidir.</li>
<li>Yeşiller, dünyanın ve insanlığın bugününü ve geleceğini tehlikeye atan küresel iklim değişikliği, nükleer tehdit, ekolojik kriz, savaşlar, doğanın ve insanın sömürüsü, eşitsizlikler ve her türlü ayrımcılığa karşı siyasi mücadele vermeyi amaçlar.</li>
<li>Yeşil hareketin köklerinde, savaş karşıtı hareketler, kadınların örgütlenme mücadelesi, ekoloji hareketleri, nükleer karşıtlığı, doğa korumacılık, çevrecilik ve yurttaşların sivil inisiyatifler yoluyla yerel düzeyde karar süreçlerine müdahale ettikleri doğrudan demokrasi örnekleri bulunmaktadır.</li>
<li>Yeşiller Partisi’ne üye olmak için, partinin temel ilkelerini benimsemek yeterlidir. Bunlar;</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">DOĞAYA UYUM</p>
<p style="text-align: justify;">SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK</p>
<p style="text-align: justify;">KÜRESEL MÜCADELE</p>
<p style="text-align: justify;">ERKEK EGEMENLİĞİNİN REDDİ</p>
<p style="text-align: justify;">ŞİDDETİN REDDİ</p>
<p style="text-align: justify;">DOĞRUDAN DEMOKRASİ</p>
<p style="text-align: justify;">YERELLİK</p>
<p style="text-align: justify;">ADİL PAYLAŞIM</p>
<p style="text-align: justify;">ÖZGÜR YAŞAM</p>
<p style="text-align: justify;">ÇEŞİTLİLİĞİN KORUNMASI ‘dır.</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Yeşiller Partisi’nde üstlenilen hiçbir görev parti üyeleri arasında hiyerarşiye neden olacak şekilde tanımlanamaz. Bütün üyeler karar alınma düzeyinde eşit ağırlıkta söze sahiplerdir. Üyelik dışındaki herhangi bir sıfat, karar alma mekanizmasında geçerli değildir.</li>
<li>Kadınlar partinin tüm seçilmiş kurullarında yüzde 50 temsil kotasına sahiptir, ancak yeterli kadın aday çıkmaması halinde bu oran en az yüzde 30 olarak uygulanabilir. Eğer yüzde 30’u sağlayacak kadar da kadın aday yoksa, o kurulun temsilci sayısı kadın adayların yüzde 30’u sağlayacağı şekilde düşürülür. Bu özellik kadınların örgütlenme mücadelesinin tarihsel bir kazanımıdır.</li>
<li>Yeşiller Partisi’nde parti içi bürokrasinin ve kalıcı liderliklerin oluşmasını engellemek için gerekli önlemler alınır. Bütün seçilmiş görevlerde rotasyon ve geri çağırma ilkesi uygulanır. Bir kişinin, bir görevde alışılagelmiş olarak kök salması ve hesap vermemesi Yeşiller’de yaşanmamaktadır.</li>
<li>Parti’nin en üst düzeyde temsil edilmesinde Eş sözcülük mekanizması devreye girer. Eş sözcülerden en az bir tanesinin kadın olması zorunludur. Genel merkez düzeyindeki Eş sözcülük görevinin yerellerdeki karşılığı Eş koordinatörlüktür ve burada da koordinatörlerden en az bir tanesinin kadın olması gerekmektedir. Genel başkan ya da il/ilçe başkanlığı sıfatları genel yapının aksine olabildiğince kağıt üzerinde bırakılmıştır.</li>
<li>Partinin çalışmalarına yön veren kurullar Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Parti Meclisi, Yeşil Diyalog Meclisi, Danışma Kurulları ve Çalışma Gruplarıdır. Burada Yeşiller Partisi için farklı olan nokta, yerellik ve doğrudan demokrasi ilkeleri gereğince, il/ilçe Eş Koordinatörleri’nin de Parti Meclisi’ne üye olmalarıdır.</li>
<li style="text-align: justify;">Yeşiller Partisi’nin yerellik ve doğrudan demokrasi çerçevesinde önem verdiği bir diğer meclis ise Yeşil Diyalog Meclisi’dir. Bu meclis ile bir parti ilk defa ona üye olmayanların da politikalarına ve kararlarına yön vermesine resmi olarak yol açmıştır. Bu politika için alışılmışın dışında bir durumdur. Yeşil Diyalog Meclisi, yeşil-ekolojist hareketin, çevre örgütlerinin, kadın hareketlerinin ve diğer toplumsal hareketlerin ve otonomların parti üyesi olmayan, Yeşiller Partisi’nin temel ilkeleri ve programı doğrultusunda partiye katkı sunmak ve çalışmalarına katılmak isteyen temsilcilerinden ve bireylerinden oluşur. Yeşil Diyalog Meclisi tarafından alınan bir karar MYK’ye iletildiğinde konuyla ilgili oylama yapılması durumunda karar yeter sayısı katılan üye sayısının yüzde 40’ıdır.</li>
</ul>
<p>Bize ulaşmak için: yesillerizmir@gmail.com   0531 765 28 06</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yesillerizmir.org/?feed=rss2&amp;p=354</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Balık Çiftlikleri Fantazisi</title>
		<link>http://www.yesillerizmir.org/?p=349</link>
		<comments>http://www.yesillerizmir.org/?p=349#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Sep 2009 21:31:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yesiller</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Bildirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kapak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yesillerizmir.org/?p=349</guid>
		<description><![CDATA[İzmirliler, Seferihisarlılar, Sığacıklılar… Elimizde iki tane kefe olduğunu düşünelim. Bir kefenin içinde doğal olan, diğer kefede ise doğal olanın yerine üretilen endüstriyel ürün. İlk kefe pahalı sunuluyor bize, ikinci kefe ise ucuz. İlk kefe kıt, ikinci kefe bol olarak gösteriliyor bize. İlk kefede doğal yaşam, ikinci kefede bir laboratuar artığı koca bir soru işareti! Hem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-350" title="seferihisar2" src="http://www.yesillerizmir.org/wp-content/uploads/2009/09/seferihisar2-300x200.jpg" alt="seferihisar2" width="300" height="200" />İzmirliler, Seferihisarlılar, Sığacıklılar… Elimizde iki tane kefe olduğunu düşünelim. Bir kefenin içinde doğal olan, diğer kefede ise doğal olanın yerine üretilen endüstriyel ürün. İlk kefe pahalı sunuluyor bize, ikinci kefe ise ucuz. İlk kefe kıt, ikinci kefe bol olarak gösteriliyor bize. İlk kefede doğal yaşam, ikinci kefede bir laboratuar artığı koca bir soru işareti! Hem de ikinci kefedekiler olmasa biz ilk kefeyi bol ve ucuza yiyebilecekken…<br />
Bugün Sığcık’ta bizim önümüze ikinci kefeyi koymak istiyorlar. Ülkemiz sularında yaşamayan orkinosların kendi yaşam alanlarında ve ekolojik döngülerinde yakalanıp sürüklenerek çiftliklere getirilmesi bile canlı için büyük bir travmadır. Bu konunun hiç üzerinde durulmayan bölümüdür. Konunun başka üzerinde durulmayan noktaları da vardır. Örneğin, balık çiftliklerinin sağlıksızlığa yönelik, doğayı yok etmeye yönelik bir kartopu olduğunun da üzerinde durulmamaktadır. Doğayı ve insanlığı yok eden kartopu kimileri için “kâr” topu durumundadır. 1 mil ya da 10 mil ötede. Fark etmez. Tonlarca balığın atığı ve kendi atıklarından zehirlenen balıklara verilen antibiyotiklerle oluşan kimyasal atık. Denizler bu bulamacı kaldıramaz. Hiçbir canlı da bu bulamacın ortasında yaşamaz.<br />
Daha fazla üretim ve kâr için; denize ve denizde yaşayan canlılara, yaşama ve de yaşamak için denizlere muhtaç olan insanlara bir faydası olmayan çiftlikler bugün gerçekten olumlu olarak neyi temsil etmekteler? Biz İzmir Yeşillerine sorarsanız elle tutulur hiçbir şeyi! Denizler gider defterlerindeki maliyeti sıfır olan hammadde olamaz!<br />
Bir tarafta devasa kafeslerde mutasyona uğrayan balıklar; diğer tarafta bunları yiyerek sağlıklı beslendiğini düşünen biz tüketiciler ve balıklardan başlayan sömürü ile deniz yaşamında onarılmaz derecelere kadar zarar veren bir tüketim vahşeti!</p>
<p>-    Neden doğal balıklarımızı, çiftlik balıklarının onları yem olarak yediğinden kat kat pahalıya yiyoruz?<br />
-    Neden kıyılarımız bu denli kirleniyor?<br />
-    Deniz yoluyla bulaşan alerjik reaksiyonlar neden balık çiftliklerinin ayrılmaz bir parçası?<br />
-    Çiftliğin bizlere sunduğu balıklar gerçekten sağlıklı beslenmemizi sağlıyor mu?<br />
-    Sağlıklı beslenmeyi bırakın, mevcut sağlığımızı nasıl olumsuz yönde etkiliyor?</p>
<p>Ve son gerçek; Bir balık çiftliğinin kıyı sularından uzaklaştırılması onun kirliliğe sebebini engellemiyor! Sadece geciktiriyor! Kıyıya hapsolacak, çevresi balık çiftlikleriyle dolu olan bir suyun temiz kalması beklenemez. O pislik elbette kıyıları da alacaktır.</p>
<p>Biz İzmir Yeşilleri, tüm balık çiftliklerinin kıyılarımızdan uzaklaştırması mücadelesini her zaman ve her yerde sonuna kadar destekliyoruz.</p>
<p>Ve bu mücadelede bir adım daha ileri gidiyoruz. Sadece çiftlikteki bir kilo balık için, un yapılmak üzere harcanan on iki kilo balığın varlığı bile bize balık çiftliklerinde asıl göz önünde bulundurulanın ne balıkçılık, ne insanların ucuz balık tüketmesi, ne de çevre olduğunu gösteriyor. Bu kadar yanlıştan bir doğru çıkması bize mümkün görünmemektedir. Bu yüzden balık çiftliklerine tümden karşı olduğumuzu ilan ediyoruz!</p>
<p style="text-align: center;"><strong>***   YEŞİLLER PARTİSİ   ***<br />
**  İzmir/Konak Örgütü  **</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yesillerizmir.org/?feed=rss2&amp;p=349</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Balık Çiftlikleri İle Mücadele Grubu Kuruldu!</title>
		<link>http://www.yesillerizmir.org/?p=344</link>
		<comments>http://www.yesillerizmir.org/?p=344#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 21:00:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yesiller</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kapak]]></category>
		<category><![CDATA[balık çiftlikleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yesillerizmir.org/?p=344</guid>
		<description><![CDATA[balikciftliklerimucadele@googlegroups.com Kuruldu !
Merhaba !
02 Eylül 2009 tarihinde İzmir – Arma Sanat ve Kültür’ de Balık Çiftlikleri konusunda konuşmacımız Veteriner Hekim Yekta Ünsal ve konuğumuz Yeşiller Partisi eş sözcüsü Bilge Contepe ile bir buluşma gerçekleştirdik.

Toplantıda, Güvercinlik Maya köyü ve Güllük Kıyı Kışlacık yerleşimleri temsilcileri, Greenpeace’ den Bilge Öztürk, Sığacık Çevre Koruma Derneği Başkanı, avukat Sehrazat Mercan, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>balikciftliklerimucadele@googlegroups.com Kuruldu !</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Merhaba !</strong></p>
<p style="text-align: left;"><img class="alignleft size-medium wp-image-345" title="arma.2ey.2" src="http://www.yesillerizmir.org/wp-content/uploads/2009/09/arma.2ey.2-300x225.jpg" alt="arma.2ey.2" width="180" height="135" />02 Eylül 2009 tarihinde İzmir – Arma Sanat ve Kültür’ de Balık Çiftlikleri konusunda konuşmacımız Veteriner Hekim Yekta Ünsal ve konuğumuz Yeşiller Partisi eş sözcüsü Bilge Contepe ile bir buluşma gerçekleştirdik.</p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">Toplantıda, Güvercinlik Maya köyü ve Güllük Kıyı Kışlacık yerleşimleri temsilcileri, Greenpeace’ den Bilge Öztürk, Sığacık Çevre Koruma Derneği Başkanı, avukat Sehrazat Mercan, Tema’ dan Ersun Gülcan ve İzmir Yeşilleri üyeleri ile bireysel katılımcılar yer aldı.</p>
<p style="text-align: left;">Sayın Yekta Ünsal’ ın Balık Çiftlikleri’ nin zararları konusunda verdiği bilimsel bilgilerin ardından, Bilge Contepe konu ile ilgili Bodrum’ da yaşanan sıkıntıları dile getirdi. Ardından karşılıklı bilgi alış verişine dönen söyleşimizde; Maya Köyü ve Güllük Kıyı Kışlacık yerleşimleri temsilcileri Biker Ekremzade ve Bülent Yavuzer konu ile ilgili bölgelerindeki gelişmeleri dile getirerek hukuksal boyutta balık çiftliklerine karşı mücadelenin nasıl olması gerektiğine dair gerek bilgi verdiler gerekse konu ile ilgili sorularını dile getirdiler. Çiftlik sahiplerinin özellikle yöre halkının orada kalmadığı dönemlerde çalışmalara başladıklarını ve bunun da mücadeleyi zayıflatmak amacı taşıdığını vurguladılar. Av. Sehrazat Mercan açılmış davalar hakkında bilgiler verdi. Sığacık Çevre Koruma Derneği Başkanı Sayın Vahdi Sarıkaya, Sığacık’ ta Orkinos Balık Çiftliklerine karşı mücadelenin yayılmasındaki başarının gelişimini anlattı.<br />
Bilge Contepe’ nin sorusu üzerine “mücadelede balık çiftliklerine tümden mi karşı çıkmalıyız yoksa ıslahını mı sağlamalıyız” tartışması, her bir yerelin ya da kurumun kendi tercihine bırakıldı. Toplantıda ortak anlayış, bu mücadelede hukuksal işlemlerin yanı sıra yöre halkının desteğinin sağlanmasının önemi, ÇED sürecinin ve bilirkişi raporlarının takibi ve bu konuda bir iletişim ağının oluşturulması şeklinde oluştu.</p>
<p style="text-align: left;"><strong><br />
Bizler de  iletişim ağını kurmak amacıyla grubumuzu oluşturduk</strong></p>
<p>Grubumuz balık çiftlikleri konusunda belge, doküman aktarımı ve toplantı, panel haberlerini birbirimize ulaştırmayı amaçlamaktadır. Sizlerin davet edeceği katılımcılara ( bilim adamları, çeşitli dernek temsilcileri ya da mücadeleyi destekleyici bireysel isimlere ) açıktır.<br />
Yine grubumuzda moderasyonun gerekli olmayacağını düşündük.<br />
Demokrasi – katılım ve mücadelede yerelliğe verdiğimiz önem sebebi ile biz İzmir Yeşilleri olarak bu grubun sadece oluşumu sağladık. Grup iletişimin ağının genişlemesi ve dokümanların aktarımı konusunda sorumluluk balık çiftlikleri ile mücadelede yer almak isteyen herkese aittir.</p>
<p><strong>Grup adresi;</strong> balikciftliklerimucadele@googlegroups.com</p>
<p><strong>Grup e-mail;</strong> balikciftliklerimucadele@gmail.com</p>
<p>Yeşiller İzmir adına<br />
Derya Özgüzel<br />
Koray Doğan Urbarlı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yesillerizmir.org/?feed=rss2&amp;p=344</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Basın Bildirisi 5; Bakanlar Kurulu Kararı: Madenler, Ne Pahasına Olursa Olsun Çıkartılacak!</title>
		<link>http://www.yesillerizmir.org/?p=320</link>
		<comments>http://www.yesillerizmir.org/?p=320#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Aug 2009 11:57:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yesiller</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Bildirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kapak]]></category>
		<category><![CDATA[maden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yesillerizmir.org/?p=320</guid>
		<description><![CDATA[Eğer bir ülkede, hükümet o ülkenin değerlerinin, yüzlerce yıllık mirasının korunmasına yönelik adımlar atmıyorsa, atamıyorsa, orada çok önemli bir sorun var demektir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı keser.<br />
Karl Marx<br />
<strong> Bakanlar Kurulu Kararı: Madenler, Ne Pahasına Olursa Olsun Çıkartılacak!</strong></p>
<p style="text-align: left;"><img class="alignleft size-full wp-image-312" title="yesil-logo-300x2661" src="http://www.yesillerizmir.org/wp-content/uploads/2009/08/yesil-logo-300x2661.jpg" alt="yesil-logo-300x2661" width="180" height="160" /></p>
<p>Türkiye, eğer bir yerde maden varsa, oradaki yaşamın sonlandırılabileceği, yerin altındaki 30 yıllık ederin, yerin üstündeki yüzlerce yıllık değere tercih edilebileceği bir ülke. Daha fazla kâr, daha az maliyet, doğanın sıfır maliyeti ve harcanabilecek bir unsur olarak görülmesi… Türkiye’nin ve Dünya’nın çoğu bölgesinin içinde bulunduğu durum budur.</p>
<p>Eğer bir ülkede, hükümet o ülkenin değerlerinin, yüzlerce yıllık mirasının korunmasına yönelik adımlar atmıyorsa, atamıyorsa, orada çok önemli bir sorun var demektir. Şirketler, yapıları gereği daha fazla kâr isteyeceklerdir. Madencilik şirketleri de tabii ki bir ormanı, bir su havzasını yaşanmaz hale getirdikten sonra, bir de maliyet hesabına, çalışma yaptığı bölgenin tekrar canlanmasını eklemek istemez. Doğa kendi kendini toparlar nasıl olsa. “Akan su pislik tutmaz!” diyerek kirlettik derelerimizi, körfezlerimizi, kanalizasyona soktuk “altın boynuz”umuzu… Şirketler, sermaye kirletir. Varlıkları zaten bunu getirir, gerektirir. Fakat insanlar seçimle işbaşına getirdikleri insanların da bu canavara karşı bir “şey”ler yapması gerektiğini düşünürler. Seçilen hükümetlerin bunun aksini yapması mümkün müdür?<span id="more-320"></span></p>
<p>Konu, şirketlerin daha fazla kâr elde etmesi ise; mümkündür. Hatta bu istek o kadar kural tanımaz bir hal alır ki; ne pahasına olursa olsun, sonunda Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı’ndan teşekkür de alacak bir yönetmeliğin altına imza atarsınız. “Tüm kabine üyelerine sektör adına teşekkürlerimizi ve şükranlarımızı sunuyoruz.” Sektör adına, sunulan teşekkürün nedeni nedir? 19 Ağustos 2009 tarihinde Bakanlar Kurulu bir yönetmelik yayınlayarak, Anayasa Mahkemesi’nin orman sayılan alanlarda verilecek izinler hakkındaki yönetmeliğe yönelik iptal kararını, geçersiz kılmıştır. Bu yönetmelikte tamamına yakın maddesinin yürütülmesi durdurulmuş önceki yönetmeliğe geçici bir madde eklemiş ve her şey eski haline çevrilmiştir. Teşekkür bunun teşekkürüdür. Ormanların altındaki madenlerin, ormanla birlikte o bölgeden alınmasının teşekkürüdür.</p>
<p>Konunun sıcak tarafı hukukidir; fakat asıl üzerinde durulması gereken, yaşamdır. Bu gidişat, eğer konuya duyarlı kesimlerin politik mücadele içinde aktif olarak yer almaması şeklinde devam ederse, hukukun tamamen doğanın karşısında olduğu bir ülkeye ve hatta Dünya’ya da bizi götürebilir. O zaman atıfta bulunacağımız bir mahkeme kararı da olmayacaktır ama yaşamsal sorun ve çözümlerimiz olacaktır.</p>
<p>Biz Yeşiller Partisi olarak, yaşamı korumanın çok gerisinde olan Anayasa ve yasalara dahi sadık kalınmayarak, olabilecek her unsurdan kâr elde etmeyi amaçlayan bu sistemin Türkiye’deki temsilcilerinin bu hareketinin karşısındayız. Toplumsal ve politik muhalefetin, yaşamın korunması konusunda birlikte hareket etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Maden için ormanlara, pahalı balıkların besiciliği için denizlere, yani kâr için doğanın tüm öğelerine… Durdurmaya bir yerden başlamamız gerekir.</p>
<p>Yeşiller Partisi İzmir/Konak EşKoordinatörü<br />
Koray Doğan Urbarlı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yesillerizmir.org/?feed=rss2&amp;p=320</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sığacık Körfezi Tehdit Altında !</title>
		<link>http://www.yesillerizmir.org/?p=284</link>
		<comments>http://www.yesillerizmir.org/?p=284#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Aug 2009 10:03:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yesiller</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kapak]]></category>
		<category><![CDATA[balık çitlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[orkinos]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yesillerizmir.org/?p=284</guid>
		<description><![CDATA[İzmir’in hızla tükenmekte olan doğal güzelliklerinden biri olan Sığacık Körfezi büyük bir tehdit altında… Başka yerlerde barınamamış orkinosçuların İzmir’i hedef haline getirmesiyle birlikte; Seferihisar’a bağlı Sığacık Körfezi’nde de “Orkinos Semirtme Çiftliklerinin” kurulması planlanmaya başlandı. Son zamanların karlı işlerinden olan orkinos besiciliğine artan rağbet ile birlikte, verilen raporlar da ekolojik yaşamın aleyhine olunca bu işten kar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’in hızla tükenmekte olan doğal güzelliklerinden biri olan Sığacık Körfezi büyük bir <img class="alignright size-medium wp-image-281" title="5371_118110502074_738652074_2403526_3114301_n" src="http://www.yesillerizmir.org/wp-content/uploads/2009/08/5371_118110502074_738652074_2403526_3114301_n-300x200.jpg" alt="5371_118110502074_738652074_2403526_3114301_n" width="300" height="200" />tehdit altında… Başka yerlerde barınamamış orkinosçuların İzmir’i hedef haline getirmesiyle birlikte; Seferihisar’a bağlı Sığacık Körfezi’nde de “Orkinos Semirtme Çiftliklerinin” kurulması planlanmaya başlandı. Son zamanların karlı işlerinden olan orkinos besiciliğine artan rağbet ile birlikte, verilen raporlar da ekolojik yaşamın aleyhine olunca bu işten kar sağlayanlara Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan 9 ayrı yer tahsis edildi. Plan aşamasındaki bu çiftliklerin faaliyete geçmesi durumunda Sığacık’ı bekleyen tehlike nedir sorusunun yanıtı ise günlük olarak tonlarla ifade edilebilen dışkı, idrar ve kesim sonucu yine tonlarca kanın denize bırakılması… <span id="more-284"></span>Yani deniz ekosisteminin yok edilmesidir. Bu çiftliklerin kurulması durumunda yerel balıklar bölgede yaşayamayacak, yerel balıkçılık yapılamaz hale gelecek ve oluşan kirlilik insanlarda sağlık sorunlarına yol açacaktır. Balık çiftlikleriyle oluşturulacak “yeni doğal ortam”, bugün ne biliyorsak onu kovacak, doğal olana yaşama şansı vermeyecek ve yerine endüstriyel bir yapıyı yerleştirecektir.</p>
<p>Sessiz kalmak, suça ortak olmaktır! 15 Ağustos günü Sığacık’ta yapılan eylem de onlarca insanın sesi olmuştur. Seferihisar Çevre Koruma Derneği tarafından düzenlenen eyleme çevre ilçelerden ve Seferihisar’dan birçok örgüt, dernek, balıkçılar ve halkın yanı sıra CHP İzmir milletvekili Ahmet Ersin de katıldı. Biz de İzmir Yeşiller’i olarak oradaydık. Buluşma Sığacık Sahilin’deki Ethem’in Kahvesi’nde gerçekleşti. Yaklaşık 200 kişi bayraklar, “Temiz deniz istiyoruz! Orkinos çiftliklerine hayır!” yazan pankartlarla tepkilerini göstermeye hazırdı. Hatta halktan bazı kişiler eylemi balkonlarından izleyen Sığacıklılara tepki gösteriyor, bunun herkesi ilgilendiren bir çevre sorunu olduğunu ve kimsenin sessiz kalmaması gerektiğini söylüyorlardı. Kahvenin önünde toplandıktan sonra birçoğu balıkçı teknesi olan yaklaşık 10 tekneyle çiftliklerin kurulması planlanan koylara doğru açıldık. Seferihisar Çevre Koruma Derneği Başkanı Vahdi Sarıkaya günün tarihinin akıllarda iyi tutulması gerektiğini, çiftliklerin kurulması halinde iki sene içinde bu güzellikten eser kalmayacağını yineledi. Yarım saatlik bu turun ardından yeniden buluşma notasında toplanıldı. Aşağıda tam metni vereceğimiz açıklamanın okunmasının ardından yapılan ikramla eylem sona erdi.<br />
<img class="alignleft size-medium wp-image-283" title="bayrak1" src="http://www.yesillerizmir.org/wp-content/uploads/2009/08/bayrak1-300x200.jpg" alt="bayrak1" width="300" height="200" /><br />
<strong>Haberleştiren;</strong></p>
<p><strong>Koray Doğan Urbarlı, Hande Turhan</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yesillerizmir.org/?feed=rss2&amp;p=284</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217; de Nefret Saldırıları Protesto Edildi</title>
		<link>http://www.yesillerizmir.org/?p=272</link>
		<comments>http://www.yesillerizmir.org/?p=272#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Aug 2009 20:40:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yesiller</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Bildirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret Suçları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yesillerizmir.org/?p=272</guid>
		<description><![CDATA[1 Ağustos cumartesi akşamı, Alsancak’ta, LBGTT Haklar Platformu tarafındanes düzenlenen basın açıklamasıyla; LDBT’lere yönelik saldırılar protesto edildi. Kıbrıs Şehitleri’nde Tansaş önünden başlayıp, Sevinç Pastanesi önünde son bulan yürüyüşle başlayan eylemde, altmış civarında katılımcı vardı. Yürüyüş boyunca sık sık “Haksız tahrik, Katillere teşvik”, “Tahrik nefret, Sorumlu devlet”, “Transfobi vuruyor, Yargı koruyor”, “Homofobik medya istemiyoruz”, “Baskı şiddet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-296" title="nefretsuclari" src="http://www.yesillerizmir.org/wp-content/uploads/2009/08/nefretsuclari-300x181.jpg" alt="nefretsuclari" width="300" height="181" />1 Ağustos cumartesi akşamı, Alsancak’ta, LBGTT Haklar Platformu tarafındanes düzenlenen basın açıklamasıyla; LDBT’lere yönelik saldırılar protesto edildi. Kıbrıs Şehitleri’nde Tansaş önünden başlayıp, Sevinç Pastanesi önünde son bulan yürüyüşle başlayan eylemde, altmış civarında katılımcı vardı. Yürüyüş boyunca sık sık “Haksız tahrik, Katillere teşvik”, “Tahrik nefret, Sorumlu devlet”, “Transfobi vuruyor, Yargı koruyor”, “Homofobik medya istemiyoruz”, “Baskı şiddet ahlaksa, Biz ahlaksızız” sloganları atıldı. Siyahpembeüçgen Derneği’nden Deniz San tarafından okunan aşağıdaki metinle, eylem sona erdi.<span id="more-272"></span><br />
<strong><br />
BASIN AÇIKLAMASI METNİ</strong></p>
<p>Son on gün içerisinde, İzmir’de, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğini hedef alan, üç ayrı nefret saldırısı gerçekleştirildi.<br />
17 Temmuz tarihinde, Konak’ta, bir gey evinde bıçaklanarak öldürüldü.</p>
<p>19 Temmuz’da, İzmir Kemalpaşa’da, transseksüel bir kardeşimizin cesedi, naylona sarılmış halde gömülü olarak bulundu. Kimliği hala saptanabilmiş değil.</p>
<p>24 Temmuz Cuma akşamı Alsancak’ta transseksüel arkadaşımız Zirve bıçaklanarak yaralandı</p>
<p>Eşcinsel ve transseksüel bireylere yönelik bu saldırılar, eşcinsellere ve transseksüellere yönelik bilinen ayrımcı uygulamaların fiziksel şiddete dönüşmesidir. Türkiye’de, transseksüellerin, eşcinsellerin, kadınların yaşam hakları kolayca gasp edilir.</p>
<p>“Ters ilişki teklif etti”, “Sen de erkek misin, dedi” Katillere öğretilir ki, birkaç yıl yatıp çıkmanın sihirli formülü bu cümlelerde gizlidir.</p>
<p>Çünkü Türkiye’de yargı cinsiyetçidir, homofobiktir, transfobiktir. Erkekliğe dil uzatılmasına müsaade etmeyecektir. Trans cinayetlerinde, gey cinayetlerinde, kadın cinayetlerinde kurbanlarla değil, katillerle özdeşlik kurması bundandır yargının.</p>
<p>İfadelerde beyan edilen “öldürme bahaneleri”ni esas alarak, ceza indirimleriyle, katilleri kollaması bundan…</p>
<p>Baki Koşar ve diğer pek çok gey, trans cinayetinde verdiği hükümlerle yargı; kendi ideolojisinin ataerkil, heteroseksist olduğunu defalarca açık etmiştir.</p>
<p>Yargıdaki bu ağır maço zihniyet dönüştürülmedikçe, transseksüel, eşcinsel ve kadın cinayetleri son bulmayacak. Katiller kendilerini katil gibi görmeyecek, nefret cinayetlerine toplumsal hatta yasal bir onay verildiğini düşüneceklerdir.</p>
<p>Medya, katillerin ağzından dökülmüş cümleleri manşete çekip, yaşam hakkı ihlal edilmiş olan kurbanları suçlamayı hep sevdi.</p>
<p>Medyadaki cinsiyetçi, transfobik, eril dil dönüştürülmedikçe; nefret söylemlerinin etkisindeki lümpen erkeklerin saldırıları son bulmayacaktır.</p>
<p>Oysa Anayasa’nın 17. maddesi, yaşama hakkını “herkes için” güvence altına almaktadır. Buna göre; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına<br />
sahiptir.”</p>
<p>Yaşama hakkı kişilerin etnik kökeni, dini, dili, cinsel yönelimi, cinsiyet kimliğine göre ayrı ayrı değerlendirilemez. Hiç bir yurttaşın canı bir diğerinden daha kıymetsiz değildir.</p>
<p>Türkiye’li Lgbtt’ler olarak;</p>
<p>Cinsel yönelim ve Cinsiyet Kimliği ibarelerinin, Anayasa’nın eşitliği düzenleyen, onuncu maddesine eklenmesi, Nefret Suçlarının; Ağırlaştırıcı Sebep ya da Bağımsız bir Suç tipi olarak<br />
yasada tanımlanmasını ve etkili bir şekilde uygulanmasını, Transseksüellere yönelik baskıcı, polisiye uygulamalar yerine LGBTT bireylere yönelen şiddeti önleyici etkin tedbirler alınmasını, Genel ahlaka aykırılık bahanesiyle Eşcinsellere yapılan baskıya son<br />
verilmesini, talep ediyoruz.</p>
<p>LGBT Haklari Platformu<br />
Kaos GL Dernegi<br />
Lambdaistanbul LGBTT Dayanisma Dernegi<br />
MorEl Eskisehir LGBTT Olusumu<br />
Pembe Hayat LGBTT Dayanisma Dernegi<br />
Piramid Diyarbakir LGBTT Olusumu<br />
Siyah Pembe Ucgen Izmir Dernegi</p>
<p>Alakasizlar<br />
Amargi Izmir<br />
Bagimsiz Kadin İnisiyatifi<br />
Çeviri Eylem Kolektifi<br />
Insan Haklari Dernegi Izmir Subesi<br />
Insan Haklari Gundemi Dernegi<br />
Nefret Cinayetlerini Duyuruyoruz Inisiyatifi<br />
Sosyalist Demokrasi Partisi Izmir Il Örgütü<br />
Yesiller Izmir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yesillerizmir.org/?feed=rss2&amp;p=272</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Basın Bildirisi-4: İzmir&#8217;de Belediyecilik Hizmetlerine Yapılan Zamlar</title>
		<link>http://www.yesillerizmir.org/?p=187</link>
		<comments>http://www.yesillerizmir.org/?p=187#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2009 20:49:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yesiller</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Bildirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kapak]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel yönetim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yesillerizmir.org/?p=187</guid>
		<description><![CDATA[
Belediye, seçimden önce alelacele yaptığı kaldırımların parasını öğrencilerden, ulaşım için belediyeyi imkanlarını kullanan kentlilerden mi çıkartıyor?
Belediye, seçimden önce alelacele yaptığı kaldırımların bitmesiyle kazmaya başladığı yolların parasını su kullanan kentlilerden mi çıkartıyor?
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin toplu ulaşım ücretlerinde yeni ayarlaması olarak sunulan bu zamlar sonucu, parayla binişlerde (sürücü kartı) gece saat 24.00’den sonra ücret 6 tl oldu. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-medium wp-image-252" title="yesil-logo" src="http://www.yesillerizmir.org/wp-content/uploads/2009/06/yesil-logo-300x266.jpg" alt="yesil-logo" width="180" height="160" /></p>
<p>Belediye, seçimden önce alelacele yaptığı kaldırımların parasını öğrencilerden, ulaşım için belediyeyi imkanlarını kullanan kentlilerden mi çıkartıyor?</p>
<p>Belediye, seçimden önce alelacele yaptığı kaldırımların bitmesiyle kazmaya başladığı yolların parasını su kullanan kentlilerden mi çıkartıyor?</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin toplu ulaşım ücretlerinde yeni ayarlaması olarak sunulan bu zamlar sonucu, parayla binişlerde (sürücü kartı) gece saat 24.00’den sonra ücret 6 tl oldu. 6 liraya ulaşımın olduğu bir şehir nasıl sosyal belediyecilikten bahsedebilir?</p>
<p>Seçim döneminde verilen sözler, edilen güzel laflar, yerel bir seçimi genelin sorunlarına bağlayıp kazanılan bir seçim.. Su konusunda Ankara ile yarışan İzmir, ulaşım ücretlerinde de mi Ankara ile yarışacak?</p>
<p>Yeşiller Partisi olarak, İzmir’de bitmek bilmeyen raylı sistemin, raylı sistem çalışmaları ile kilitlenen trafiğin ve bu trafikte pahalılaşarak bize sunulan ulaşımın temelden değiştirilmesini ve bilançolar yerine insanı temel alan şekilde yeniden düzenlenmesini savunuyoruz. Kamu hizmetleri, kâr etme aracı değildir, amaçları kazanç sağlamak olmamalıdır.</p>
<p>İzmir Konak Eş koordinatörleri</p>
<p>Koray Doğan Urbarlı &#8211; Pınar Genç</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yesillerizmir.org/?feed=rss2&amp;p=187</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Derneğimle Uğraşma Katilleri Yakala !</title>
		<link>http://www.yesillerizmir.org/?p=208</link>
		<comments>http://www.yesillerizmir.org/?p=208#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 May 2009 21:33:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yesiller</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kapak]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yesillerizmir.org/?p=208</guid>
		<description><![CDATA[
28 Mayıs 2009 tarihinde Nefret Cinayetlerini ve Izmir İl Dernekler Müdürlüğü’ nün , SiyahPembeUcgenIzmir Dernek Tüzüğü’nün “Genel Ahlak” ve “Ailenin Korunmasına” aykırılık teşkil ettiği gerekçesi ile tüzüğün yeniden düzenlenmesini talep etmesini ,Protesto Etmek Için Yeşiller İzmir grubu olarak arkadaşlarımızın yanındaydık.
22 Mayıs cuma sabahı bir transseksüel arkadaşımız daha öldürüldü!
Çağla ilk değildi, bu ülkede son üç yılda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-209" title="yesillerizmir-spu" src="http://www.yesillerizmir.org/wp-content/uploads/2009/06/yesillerizmir-spu.jpg" alt="yesillerizmir-spu" width="254" height="197" /></p>
<p><strong>28 Mayıs 2009 </strong>tarihinde Nefret Cinayetlerini ve Izmir İl Dernekler Müdürlüğü’ nün , SiyahPembeUcgenIzmir Dernek Tüzüğü’nün “Genel Ahlak” ve “Ailenin Korunmasına” aykırılık teşkil ettiği gerekçesi ile tüzüğün yeniden düzenlenmesini talep etmesini ,Protesto Etmek Için Yeşiller İzmir grubu olarak arkadaşlarımızın yanındaydık.<span id="more-208"></span></p>
<p>22 Mayıs cuma sabahı bir transseksüel arkadaşımız daha öldürüldü!</p>
<p>Çağla ilk değildi, bu ülkede son üç yılda cinsel yönelimleri, cinsiyet kimliği nedeniyle 29 eşcinsel ve transseksüel öldürüldü. 8 mart 2007 Mersin’de Gökçe, 2008′de İstanbul’da bir seri katil tarafından öldürülen 5 eşcinsel erkek, 12 Kasım 2008′de Ankara’da pompalı tüfekle öldürülen Eryaman Davası’nın tanıklarından Dilek İnce, 10 Mart 2009′ta İstanbul’da Ebru, Bursa’da 22 Mart 2009′da kafası ve cinsel organı kesilerek öldürülen Eda, 27 Mart 2009′da Edirne’de cinsel ilişki önerdiği iddiasıyla öldürülen Şükrü Gençer, Ankara’da 11 Nisan 2009′da evinde bıçaklanarak öldürülen Melek bunlardan sadece birkaçı. Katiller ya bulunamadılar ya da ceza indirimlerinden yararlandılar.</p>
<p>Bu acılı günümüzde ;İzmir İl Dernekler Müdürlüğü de Siyah Pembe Üçgen İzmir Lezbiyen, Gey ,Biseksüel, Travesti ve Transeksüel Derneğinin amaçlarının, Genel Ahlak ve Ailenin Korunmasına Aykırı olduğu gerekçesi  ile Tüzüğümüzün  Düzeltmesini İstedi.</p>
<p>LGBTT bireylerin yaşama haklarının pervasızca ellerinden alındığı, Savcı ve kolluğun etkili bir şekilde soruşturmadığı ,yargının  da “haksız tahrik” indirimleri ile katillerin adeta  “sırtları sıvazladığı” bir ortamda; LGBTT’lerin ,  Örgütlenme Özgürlüğünün ,Genel Ahlak ve Ailenin Korunması gibi bahanelerle engellenmesi,  bu ülkeyi ,biz LGBTT bireyler için adeta bir “can pazarına” çevirmektedir.</p>
<p>yesillerizmir-spu2</p>
<p>Kaygılıyız ! Çünkü; Öldürülüyoruz Engellemiyorsunuz , Dernek Kuruyoruz Engelliyorsunuz.</p>
<p>Böylesi bir ortamda , LGBTT vatandaşları örgütsüz ve savunmasız bırakmanın Anlamı Nedir?</p>
<p>Öldürülme ve şiddet korkusuyla yaşamaya, nefreti körükleyen tüm iktidarlara, bir arkadaşımızın daha ölüm haberini almaya hayır!</p>
<p>Yasalarda ve gündelik hayatımızda nefreti ve öldürmeyi teşvik eden; eşcinsel, travesti ve transseksüel kanlarıyla kirlenen AHLAKINIZ BATSIN !</p>
<p>LGBTT Hakları Platformu<img class="alignright size-full wp-image-211" title="yesillerizmir-spu21" src="http://www.yesillerizmir.org/wp-content/uploads/2009/06/yesillerizmir-spu21.jpg" alt="yesillerizmir-spu21" width="414" height="300" /><br />
Izmir Siyah Pembe Ucgen Dernegi<br />
Kaos GL Dernegi<br />
Lambdaistanbul LGBTT Dayanisma Dernegi<br />
MorEL Eskisehir LGBTT<br />
Pembe Hayat LGBTT Dayanisma Dernegi<br />
Piramid LGBTT Diyarbakir</p>
<p>Alakasızlar</p>
<p>Amargi Izmir</p>
<p>Amargi Kadın Kooperatifi</p>
<p>İzmir Bağımsız Kadın İnisiyatifi</p>
<p>Kadın Dayanışma Vakfı</p>
<p>Sosyalist Demokrasi Partisi</p>
<p>Yesiller Partisi İzmir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yesillerizmir.org/?feed=rss2&amp;p=208</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Basın Bülteni-3: Çaldağı’nın Değeri Maden-i Değildir. Asitle Anlaşılmaz</title>
		<link>http://www.yesillerizmir.org/?p=193</link>
		<comments>http://www.yesillerizmir.org/?p=193#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 May 2009 20:59:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yesiller</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Bildirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kapak]]></category>
		<category><![CDATA[maden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yesillerizmir.org/?p=193</guid>
		<description><![CDATA[Binlerce yıldır doğada birlikte varolan unsurlar, insan eli değdiği andan itibaren bir eder sıralamasına göre  derecelendiriliyor. Bu değerlendirme sonunda da ederine göre bir unsur topraktan çekip alınırken, diğer unsurlara da yaşam hakkı kapanmış oluyor. Madencilik ve insanlığın madenciliğe bakışı halen bu noktadadır. Toprağın altındaki maden, toprağın içinden gelen yaşamdan daha değerli değildir. Dürüst hesaplarla daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-254" title="yesil-logo-300x266" src="http://www.yesillerizmir.org/wp-content/uploads/2009/05/yesil-logo-300x266.jpg" alt="yesil-logo-300x266" width="180" height="160" />Binlerce yıldır doğada birlikte varolan unsurlar, insan eli değdiği andan itibaren bir eder sıralamasına göre  derecelendiriliyor. Bu değerlendirme sonunda da ederine göre bir unsur topraktan çekip alınırken, diğer unsurlara da yaşam hakkı kapanmış oluyor. Madencilik ve insanlığın madenciliğe bakışı halen bu noktadadır.<span id="more-193"></span> Toprağın altındaki maden, toprağın içinden gelen yaşamdan daha değerli değildir. Dürüst hesaplarla daha ederli bile değildir. Öyleyse 300.000 civarı 25-35 yaş arası ağacın kesileceği, 30.000 kişinin yıllık su ihtiyacının sadece bir günde kullanılacağı ve bunun, yılın önemli bir bölümünde, yer altı sularından karşılanacağı bir maden nasıl  bir değer, eder ve insanlık bilinciyle açıklanabilir?</p>
<p>Bölgeye ağır metaller, asit yağmurları, bitmiş bir yaşam bırakıp, 15 sene sonra kapanacak olan maden, toprağın altından alacağını aldığında bizler, Turgutlu, Çaldağı’nın çevresinde yaşayan insanlar ya da dünya vatandaşları, yaşamın değerini, hiçbir edere değişmeyenler nasıl bir manzarayla karşılaşacağız?</p>
<p>Biz, 15 yıl sonra yaşamı bitmiş, canı çekilmiş, çevresine zehir saçan, insanların uzak durmak istediği bir Çaldağı’na sahip olmak istemiyoruz. 15 yıl boyunca dünyaya nikel vermek yerine, doğa izin verdiği sürece üzüm, zeytin ve diğer gıdaları vermek istiyoruz. Hiçbir hesap, hiçbir mali tablo, hiçbir maden borsası verisi Çaldağı’nın 20 yıl sonrasında içine düşeceği hali hesaplamamaktadır. Tekrar söylemeliyiz; Toprağın altındaki maden, toprağın içinden gelen yaşamdan daha değerli değildir.</p>
<p>Yeşiller Partisi Konak İlçesi Eş Koordinatörleri</p>
<p>Koray Doğan Urbarlı &#8211; Pınar Genç</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yesillerizmir.org/?feed=rss2&amp;p=193</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

